Browsing "Enrique Lucero"
Eyl 26, 2014 - Alberto Arenas, Enrique Lucero, Francisco Canaro    Yorumlar Kapalı

15. Haftanın Tandası * 2014

15. haftanın tandası, Francisco “Pirincho” Canaro orkestrasının altın çağın sonlarında kaydettiği tango eserlerinden oluşuyor. Keyifle dinlemeniz dileğiyle..

1. Francisco Canaro / Enrique Lucero – Angelitos negros (1947)
2. Francisco Canaro / Alberto Arenas – Sin palabras (1946)
3. Francisco Canaro / Enrique Lucero – Déjame, no quiero verte más (1946)
4. Francisco Canaro / Alberto Arenas – Yira, yira (1946)

 

Francisco Canaro hakkında biraz bilgi vermek gerekirse;

Bu haftaki konuğumuz Francisco Canaro namı diğer ”Piricho”. 26 Kasım 1888 yılında Uruguay’ın San José de Mayo şehrinde dünyaya geldi. Ebesi, onu kucağına aldığında başında dimdik duran bir tutam saçtan dolayı, ”aaaa bu Piricho’ya benziyor” (ibikli bir kuş cinsi) demesinden dolayı zaten lakabı doğumunda konmuştu. Ailesi doğumundan çok kısa bir zaman sonra Buenos Aires’e taşındı.
Çok yoksul koşullarda geçen çocukluk ve gençlik yıllarında tek amacı iş bulup para kazanmaktı. Müzik onun için bir tutkuydu. Ayakkabı tamircisi komşusunun öğretileri ile kendi yaptığı gitarında basmayı başardığı birkaç akor onun ileride büyük bir kemancı, tango bestecisi ve orkestra şefi olmasına sebep olacağını kim bilebilirdi.
Canaro’nun kariyerinin başlangıcı, tango tarihinin başlangıcı ile özdeşleştirilir. 1900’lü yılların başlarında artık sahne almaya başlar. Tango ile kaynaşması, oturduğu mahalleye yerleşen bandoneónist Vicente Greco ile başlar. 1908’de La Boca’da birlikte çalışırlar. Francisco yaptıkları turnelerle ekonomik olarak bu dönemde refaha kavuşmuştur.
1912’de, “Pinta Brava” ve “Matasanos” (şarlatan doktor) adlı eserlerini besteler. Yaptığı kayıtların 3500 ile 7000 arasında olduğu söylenir.
1924 yılında orkestrasına Roberto Díaz’ı vokal olarak alması tango tarihinde bir devrim olarak kabul edilir. Aslında 1921 yılında da orkestrasına kontrabası dahil etmiştir. 1925 yılında kardeşleri Juan ve Rafael, piyanist Lucio Demare, vokaller Agustín Irusta ve Roberto Fugazot ile birlikte 2 yıllığına Fransa’ya gider. Avrupa’da Tango’nun yayılmasında Gardel kadar önemli bir rol oynar.
Arjantin’e döndüğünde ona rakip olabilecek bir çok orkestra kurulmuştur. O, büyük bir turneye çıkıp radyo programlarına katılarak bu yarışta yer alır. Bu arada eski tangoları yeniden aranje eder, eğer onlara söz eklendiyse adlarını değiştirir. Bunların yanısıra tangón ve milongón ritimlerini geliştiren Canaro’nun meşhur eserleri arasında “El chamuyo”, “El pollito”, “Charamusca”, “Mano brava”, “Nobleza de arrabal”, “La tablada”, “Destellos”, “El opio”, “Sentimiento gaucho”, “La última copa”, “Déjame”, “Envidia”, “Se dice de mí”, “La brisa”, “Madreselva” (önceki “La polla”) ve “El tigre Millán” ı sayabiliriz.
Yakalandığı Paget adlı bir kemik hastalığı onun müzik hayatını kısıtlar. 14 Aralık 1964 tarihinde hayata gözlerini yumar. Montevideo şehrinde ismi bir sokağa verilerek onurlandırılmasına ragmen, nedense Buenos Aires’te onun isminin konduğu bir sokak, tiyatro veya bir cafe bulunmamaktadır.