Archive from Eylül, 2013
Eyl 27, 2013 - Antonio Bonavena    Yorumlar Kapalı

38. Haftanın Tandası * 2013

Bu haftanın tandasını Guardia Vieja döneminin hakettiği değeri bulamamış değerli orkestralarından Antonio Bonavena Orkestrasına ayırdık. Tandayı oluşturan şarkıların tamamını orkestranın “1930-1931” adlı albümünden seçtik. Keyifle dinlemeniz dileğiyle;

1. Antonio Bonavena – Qué tipo (1930)
2. Antonio Bonavena – Segui no mas, hermano (1930)
3. Antonio Bonavena – Ridi, pagliaccio (1930)
4. Antonio Bonavena – Callecita brandsen (1931)

 

Antonio Bonavena hakkında biraz bilgi vermek gerekirse;

1896-1960 yılları arasında yaşamış çok yönlü bir besteci, bandoneónist ve orkestra şefidir. İtalya’da doğmuş, 11 yaşında ailesiyle Arjantin’e göç etmiş ve gençlik yıllarında bandoneón eğitimi almıştır. Tango haricinde o dönemin popüler müzik türleri fox-trot, chacarera ve polca ile haşır neşir olmuş ve bu tarzda besteler yapmıştır. Buna rağmen daha çok tango çalışmalarıyla tanınmıştır.
Sahne kariyerine diğer tango müzisyenlerine nazaran geç yaşta başlamıştır. 29 yaşında iken Radyo Argentino’nun sözleşmeli şarkıcılarına eşlik etmiş, eş zamanlı olarak başka orkestralarda çalışmış ve sonra kendi orkestrasını kurmuştur. Orkestrasıyla aynı radyoda ve La Voz del Aire adlı radyoda canlı performanslar gerçekleştirmiştir.
1928-1929 yıllarında Electra etiketiyle kayıtlar gerçekleştirmiş daha sonra Columbia firmasına transfer olmuş ve bu firmanın etiketiyle 72 adet kayda imza atmıştır. Orkestrasında bandoneónlarda Federico Scorticati, Gabriel Clausi ve Vicente Sipulla, kemanlarda Octavio Scaglione, José Fiocco, Antonio Buglione ve Ángel Milito, piyanoda José Tinelli ve kontrabasta Francisco de Lorenzo gibi ünlü ve başarılı müzisyenlerle çalışmıştır. Orkestrasına eşlik eden şarkıcılar ise Antonio Rodríguez Lesende, Antonio Buglione ve Jorge Omar gibi o devrin önemli şarkıcılarıdır.
Bu kadroyla birçok gece kulübünde performans yapan Bonavena, henüz 16 yaşındayken Roberto Rufino’yu tango müziğine kazandırmıştır. Aynı dönemde piyanist olarak Manuel Sucher ve José Basso, solist olarak da Luis Mendoza ve Roberto “Chato” Flores’le de çalışmıştır.
Bestelediği önemli tangolar arasında “Pájaro ciego”, “Arlette”, “Color de cielo”, “Organito del suburbio” ve “Tus cartas” adlı eserleri, güfteledikleri arasında ise “El gavilán”, “Mala racha”, “Pordiosera”, “Seguí nomás hermano”, “Sigan tomando muchachos” ve “Virgencita de Luján” adlı eserleri sıralayabiliriz.
Bestelediği önemli valsler arasında “Cariño que mata”, “Lirio blanco”, “Llanto de madre”, “Martirios del alma” ve “Una esperanza” adlı eserleri, milongalar arasında ise “El barrio del tambor” ve “Pueblera” adlı eserleri sıralayabiliriz.

37. Haftanın Tandası * 2013

Geçtiğimiz haftanın tandası, 3. Chill Out Tango Maraton’da gerçekleştirdiğimiz performansımız nedeniyle biraz gecikti. Bu performansta çaldığımız tandalardan birini bu hafta sizlerle paylaşmak istedik. Fransızca tangolardan oluşan bu tandanın ilk iki şarkısını, 2. Dünya Savaşı’ndan önce tangoyla tanışmış ve eşsiz bir sese sahip olan bir sanatçı, Tino Rossi seslendirmiştir. Çok çalındığını düşünmediğimiz parçaları biraraya getirdiğimiz bu tanda, katılımcıların beğenisini topladı. Keyifle dinlemeniz umuduyla;

1. Orlando & Orchestre du Bagdad / Tino Rossi – Vous qu’avez vous fait de mon amour (1933)
2. Tino Rossi – Un violon dans la nuit (1935)
3. Rafael Canaro / Raúl Sanders – Rien que nous deux (1937)
4. Rafael Canaro / Roger Toussaint – La mélodie de notre adieu (1936)

Tino Rossi hakkında biraz bilgi vermek gerekirse;

29.4.1907-26.9.1983 tarihleri arasında yaşamış, şarkıcı ve sinema oyuncusu olan sanatçının gerçek adı Constantin Rossi olup,  Ajaccio (Korsika) da doğmuştur. Gençlik yıllarında gitarıyla önce Ajaccio, sonra Marsilya ve daha sonra da Paris’te sahne almıştır. Fransız kabaresinin tenor sesi olarak bilinen Rossi, kısa sürede Paris’te üne kavuşur ve Columbia plak şirketiyle sözleşme imzalar.
Fransa’nın Nazi Almanyası işgali sırasında, film kariyerinin en üst noktasına ulaşır. Ne yazık ki Fransa’nın kurtuluşundan sonra , Almanlarla işbirliği yapmak ve Korsika’nın o zaman ki faşist İtalya’ya bağlanması için çaba göstermekle suçlanır. Bu nedenle de kısa süreli hapis cezasına çarptırılır.
1946 yılında çıkardığı ve klasik bir Noel şarkısı olan, “Petit Papa Noël” adlı eser 30 milyondan fazla satmıştır. Ayrıca toplamda 300 ila 600 milyon arasında plak sattığı tahmin edilmektedir. Tino Rossi, Napoleon Bonaparte’dan sonra Korsika’nın en popüler kişiliği olarak bilinir. 1947 yılında evlenen sanatçının bu evlilikten bir oğlu olur. 1950 yılından 1980’li yılların başına kadar, televizyonda, radyoda ve canlı olarak sahnelerde rock’n roll, opera ve birçok müzik tarzını icra etmiş büyük bir şarkıcıdır.
1982 yılında dönemin Fransa Cumhurbaşkanı Françoise Mitterrand tarafından, Fransa ve kültürüne yaptığı katkılardan dolayı “Legion of Honor” nişanına layık görülür. Aynı yıl Casino de Paris’te son performansını icra eder. 1983 yılında pankreas kanserine yakalanarak hayata gözlerini yummuştur.

Eyl 10, 2013 - Alberto Podestá, Miguel Calo, Raúl Berón, Raúl Iriarte    Yorumlar Kapalı

36. Haftanın Tandası * 2013

Bu haftanın tandasını, ülkemizin en sevilen ve en başarılı djlerinden biri olan sevgili dostumuz Halil Ertekin hazırladı ve şarkılardan birini sizler için “Romantik Şair Go-Go” tercüme etti. Tandamız Miguel Caló orkestrasının 40’lı yıllarda kaydettiği valslerden oluşuyor. Keyifle dinlemeniz dileğiyle;

1. Miguel Caló / Raúl Iriarte – Flor de lino (1946)
2. Miguel Caló / Alberto Podestá – Bajo un cielo de estrellas (1941)
3. Miguel Caló / Raúl Berón – El vals soñador (1942)

Halil’e bu güzelim tandayı bizlerle paylaştığı için teşekkür ediyoruz.
Bu hafta sizlere tandayı oluşturan şarkılardan “Bajo un cielo de estrellas” adlı eserin tercümesini sunacağız..

Bajo un cielo de estrellas / Yıldızlı gecenin altında
Tango Vals
Müzik: Enrique Francini / Héctor Stamponi
Söz: José María Contursi
Çeviri: Romantik Go-Go

Eski dostlarımı, eski kahvehaneyi ve sokakları görmek için
yıllar önce terkettiğim yere, mahalleme geri döndüm.
Sessiz ve karanlık gecede, rüzgar sanki kulağıma
“Seni hiç unutmadık ve bir gün geleceğini biliyorduk” der gibi esiyordu.

O gece, sevmeyi bilen ve mısraları ile acılara şerefe diyen
hayalperest bir çocuk olmaya çalıştım.
Kulağıma “Biliyordum onun için… onun için döndün”
diyen bir fısıltı var.

Ne kadar candan ve ne kadar üzücü
ağaç gölgelerinin boyadığı evlerin yalnızlığı…
Bütün bunları derinden hissetmek…
Kapılardaki isimler beni hıçkırmaya çağırıyor.

Yıldızlı gecenin altında onu görmeyi daima arzuladım
ama asla göremedim.
Bütün bunlar bir hayalmişçesine
geçip gidiyor…

Sayfalar:12»