Archive from Ekim, 2012

43. Haftanın Tandası * 2012

Bu haftanın tandasını 1940 lı yılların henüz başlarında kaydedilmiş ve milonga gecelerinde çok çalınmayan orkestraların milonga kayıtlarından hazırladık. Biz tandayı hazırlarken çok keyif aldık, aynı keyfi sizin de almanız ümidiyle;

1. Emilio Pellejero / Enalmar de Maria – Mi Vieja Linda (1941)
2. Manuel Buzón / Amadeo Mandarino – Mano Brava (1942)
3. Ricardo Malerba / Orlando Medina – Mariana (1942)

Bu tandanın en sevdiğimiz şarkısının sözlerini sizlerle paylaşalım istedik. Şöyle ki;

Mi Vieja Linda
Mi vieja linda, pensando en vos
se me refresca, el corazón.
Desde el día que te vi, tras de la reja
en me pecho abrio una flor, como una luz,
y la pasion, alumbro mi corazón.

Mi vieja linda, pensando en vos
me siento bueno, como el mejor.
Y cuando un beso te doy, boca con boca
yo paladeo el sabor, de estar en vos
de estar así, corazón a corazón.

 

Eki 18, 2012 - Ángel D'Agostino, Rubén Cané    Yorumlar Kapalı

42. Haftanın Tandası * 2012

Bu haftanın tandasını Ángel D’Agostino orkestrasının 1950’li yıllarda Rubén Cané’nin vokaliyle kaydettiği tangolardan hazırladık. Milongalarda genelde Ángel D’Agostino ve Ángel Vargas ikilisinin kayıtları çalınır fakat D’Agostino’nun Cané ile kaydettiği şarkıların da bir o kadar tadından yenmez. Keyifle dinlemeniz dileğiyle;

1. Ángel D’Agostino / Rubén Cané – Muchacho (1953)
2. Ángel D’Agostino / Rubén Cané – Un Copetín (1952)
3. Ángel D’Agostino / Rubén Cané – No Aflojés (1953)
4. Ángel D’Agostino / Rubén Cané – Carnaval de Mi Barrio (1954)

Rubén Cané hakkında biraz bilgi vermek gerekirse;

25.5.1927-5.9.2012 tarihleri arasında yaşamış, Buenos Aires’in La Paternal bölgesinde doğmuş, gerçek adı León Rubén Cleriere olan tango şarkıcısıdır. Cané’nin yorumu ve tonlaması 40’lı yıllarda çok popüler olan solistlerinkini andırmaktadır. Özellikle tonlaması, Ángel D’Agostino orkestrasının sembolik vokalisti Ángel Vargas’la çok benzerlikle taşımaktadır fakat hiçbir zaman onu taklit etmemiştir.
Rubén Cané’nin sanat hayatı 1947’de Buenos Aires’in San Miguel bölgesinde performans sergileyen Nicolás Lanzoni şefliğindeki gruba şarkıcı olarak katılmasıyla başlar. Bu grupta bir diğer solist Osvaldo Medina’yla birlikte çalışır. Bundan 2 yıl sonra “Canaro en París” adlı tangonun bestecisi Alejandro Scarpino’nun önderliğindeki Cuarteto Espectacular Buenos Aires’e katılır ve bu dörtlüyle Corrientes Sokağı’ndaki Tango Bar’da performanslar sergilemiştir.
Kariyerinin en önemli deneyimini, 1951-1957 yılları arasında Ángel D’Agostino’nun orkestrasında yaşadı. Bu dönemde orkestranın diğer vokalistleri Tino García ve Ricardo Ruiz ile beraber çalışmıştır. Orkestra ile bu yıllar arasında toplam 10 şarkı kaydetti. Bunlardan birini Tino García ile birlikte seslendirmiştir.
1957 yılının sonlarına doğru D’Agostino ile yollarını ayıran şarkıcı, bandoneónist Graciano Gómez’in liderliğindeki orkestraya katıldı ve kadın şarkıcı Elena Maida ile iyi bir ikili oluşturdu. Daha sonra Enrique Mora için vokalistlik yaptı ve bu oluşumda şarkıcı Enrique Campos ile 2 adet kayıt gerçekleştirdi. 1959 yılında her iki şarkıcı da bu orkestradan ayrılarak keman sanatçısı Víctor Braña’nın grubuna katıldı. Rubén bu grupla 3 şarkı kaydetti ve daha sonra Kanal 7’nin orkestrasına çağrıldı.
Sonrasında gitarist Aníbal Arias, piyanist Rubén Milton ve basta “El Negro” Picton’dan oluşan ve “Rubén Cané y su TBC del Tango” adını verdiği kendi grubunu kurdu. Bu grupla “Tan Sólo Un Loco Amor” ve “Quiero Verte Una Vez Más” adlı şarkıları kaydetti. Tango müziğinin zor günler geçirdiği bir dönemdi ve bunun son denemesi olduğunu düşünüyordu fakat böyle olmadı. 1991 yılının Nisan ayında bandoneónist Walter Rey ve gitarist Hugo Pardo ile kaydettiği “Son del Sur” adlı kayıtla tekrar sahnelere döndü. Çizgileri daha önce çalıştığı Alejandro Scarpino’nun dörtlüsü Cuarteto Espectacular Buenos Aires’i andıran bu oluşumla 10 şarkı kaydetti. Bunların arasında “Añoranzas” ve “Más Sólo Que Nunca” adlı şarkılar da bulunuyordu.
2003 yılından ölümüne kadar, Buenos Aires’in 400 km güneyindeki sahil şehri Mar del Plata’da düzenli olarak performans gerçekleştiren Orquesta Estable del Teatro Colón’un üyesi olmuştur. Uzun süren tango hayatı nedeniyle, Museo Manoblanca of Pompeya tarafından Orden del Buzón ödülüne layık görülmüştür. Hayatının son yıllarını Mar del Plata’da geçiren bu örnek porteño, ömrünün son günlerine kadar tango söylemiş ve insanlara tangoyu sevdirmiştir.
Yaklaşık bir ay kadar önce, aynı zamanda Go-Go’nun da doğumgünü olan 5 Eylül tarihinde Mar del Plata’da hayata gözlerini yuman Rubén Cané’nin önemli kayıtları arasında –tandada kullandığımız şarkılar haricinde-  Ángel D’Agostino ile kaydettiği “Adiós, Arolas (Se Llamaba Eduardo Arolas)” , “Esquinas Porteñas” , “El Cocherito” , “Polvorín” , “Mi Distinguida Pebeta” ve “Tiento Cruda” adlı eserleri sayabiliriz.

Eki 10, 2012 - Alfredo de Angelis, Carlos Dante, Julio Martel    Yorumlar Kapalı

41. Haftanın Tandası * 2012

Bu haftanın tandasını -sevgili dostumuz ve takipçimiz Ömer Kara’nın isteğiyle- Alfredo de Angelis orkestrasının ilk dönemleri sayabileceğimiz 1940’lı yıllarda kaydettiği şarkılardan hazırladık. Angelis orkestrası alışılmışın dışında fazlaca düet kullanmış ve bunda da çok başarılı olmuştur. Tamamı Carlos Dante ve Julio Martel’in seslendirdiği şarkılar “Y Su Gran Orquesta” adlı albümünden. Beğenerek dinlemeniz dileğiyle;

1. Alfredo de Angelis / Carlos Dante y Julio Martel – Remolino (1946)
2. Alfredo de Angelis / Carlos Dante y Julio Martel – Fruto Dulce (1947)
3. Alfredo de Angelis / Carlos Dante y Julio Martel – Adiós, Marinero (1946)
4. Alfredo de Angelis / Carlos Dante y Julio Martel – Pregonera (1945)

Carlos Dante hakkında biraz bilgi vermek gerekirse;

12.3.1906-28.4.1985 tarihleri arasında yaşamış tango şarkıcısıdır. Ardında muhteşem bir kariyer bırakan Dante, tango tarihinde özel bir yer ve büyük bir fan kitlesi edinmiş, tango tarihinin en samimi kişiliklerinden birisidir. Tam adı Carlos Dante Testori olan sanatçı Buenos Aires’in Boedo mahallesinde doğmuş, dürüst çalışan mütevazi insanların yaşadığı bir evde büyümüştür.
Bir atölyede çırak olarak çalışıp işi öğrenirken, babasının bir arkadaşı onun sesini fark edince, profesyonel bir tiyatro grubuna girmesine ön ayak olmuştur. Daha sonra büyük bir fırsat yakalayarak Francisco Pracánico orkestrasının Astral sinemasının (şimdilerde Astral Tiyatrosu) 1927 yılında gerçekleşen açılışında şarkıcı olarak performans sergilemiştir.
1928 yılında Juan D’Arienzo’nun da aralarında bulunduğu Anselmo Aieta orkestrasına transfer olmuş ve dönemin tango camiasında adı duyulmaya başlamıştır. Gene bu yıl içerisinde ilk kayıtlarını Juan D’Arienzo’nun çiçeği burnundaki orkestrası için yapmış ve o yıl içerisinde toplam 25 kayıt gerçekleştirmiştir.
Daha sonra Rafael Canaro ile Fransa turnesine çıkmış, 4 yıl boyunca Paris, Madrid, Lizbon, Roma ve Atina’da performanslar sergilemiştir. Paris’in en yüksek rakımlı mahallesi Montmartre’da bulunan “Garrón” isimli gece kulübünde Manuel Pizarro orkestrasıyla sergilediği performanslarından birinin bitiminde, adamın biri usulca yaklaşmış ve İspanyolca şöyle demiştir: “Dikkatli bir şekilde seni dinledim. Mükemmel bir sesin var. Şarkı söyleme stilini kesinlikle değiştirme. Tangonun bağırmadan söylenilmesi gerekiyor.” Bu güzel cümleleri söyleyen seçkin beyefendi, tüm zamanların en iyi bariton seslerinden, İtalyan opera sanatçısı Tito Ruffo’dur. Carlitos uzun kariyeri ve sanatsal yolculuğu süresince hep bu şekilde şarkı söyleyerek saygınlık kazanmıştır.
Tekrar Buenos Aires’e geri dönen sanatçı sırasıyla Francisco Canaro ve Miguel Caló orkestralarıyla çalıştı. Gece kulüpleri, radyo performansları ve kayıtlar birbirini izledi. Daha sonra müzik hayatına uzun bir süre ara veren Carlitos, 1944 yılında harika bir geri dönüş yaparak “El Colorado” lakaplı Alfredo de Angelis’in orkestrasına katıldı. Angelis ile çalıştığı 13 yıl, sanatçının en başarılı olduğu dönemdir. 1957 yılında Oscar Larroca ile ikili olmak için orkestradan ayrılmış fakat bu birliktelik uzun sürmemiştir. Larroca ile yollarını ayırdıktan sonra aktif tango şarkıcılığına veda etmiştir.
Carlos Dante’nin önemli kayıtları arasında “La Brisa” , “Lunes” , “Pampa y Cielo” , “Tu Corazón” ve “Pregonera” adlı eserleri sayabiliriz.

Sayfalar:12»